HAKİKİ KÜRTLER
Mustafa Gültekin

HAKİKİ KÜRTLER

Bu içerik 87 kez okundu.

Hakiki Kürtler, H.z Ömer(r.a) Döneminde İslam ile müşerref olduktan sonra Allah(c.c)’ın davası uğruna her türlü eziyete, işkenceye, zindana ve daha aklımızın alamayacağı zulümlere uğramasına rağmen, kendilerini İslam’ın hizmetkârı olarak görmüş, bıkmadan, usanmadan, kınayıcıların kınamasından korkmadan; aşkla, şevkle İslam muzaffer olsun diye hizmetlerine devam ettimişler. Aziz İslam davasına olan bu sadakatleri münasebetiyle halen  fiziki ve sözlü saldırılara maruz kalıyorlar.

Hakiki Kürtler,  "Ben Hira Dağı'na çıksaydım Allah kadar bilgiyle donanıp öyle dönerdim. İnsan olarak çıkar, tanrı olarak inerdim. Zaten akıllı arkadaşlarım bana yarı tanrı diyor. Benim her cümlem bir ayettir" , “Yukarıda Tanrı olsaydı, beni yine yanlış yola sevk edecekti. Allah da Kürtler için değildir, Kürtleri şaşırtıyor. Kürtlerin Allah`ı da onları yanlış yola sevk ediyor. Bunun için ben kendi kendimin tanrısıyım.”, ”Tanrı ile savaş verdim, bu savaştan başarı ile çıktıktan sonra yarı Tanrı oldum.” diyen, İslam düşmanı birini önder olarak asla kabul etmez.

Hakiki Kürtler,  'Kürtlerin ideolojik kimliği ve aynı zamanda inanç dini' olarak tanımlayan 'Zerdüştlük' için övgüler dizen, İslam'da Kürtlere özgü bir yorum geliştirilmediği için İslamiyet'in Kürtlerde bölünme, parçalanma, başkasına bağlanma ve zayıflama nedeni olduğunu, Kürtlerin 'kılıç zoruyla ve yanlışlıkla' Müslüman olduğunu savunan din düşmanı Zerdüştler ile aynı fikirde olmazlar.

Hakiki Kürtler, sırf İslam’a hizmet etikler için Allah(c.c)’ın evi olan camide namaz kılan cami yarenlerini cami avlusunda kurşuna dizenleri, anneleri, karnındaki ve kucağındaki masum bebekleri ve kurban eti dağıtanları hunharca katleden, Ermeni kökenli bir örgüte ve zillete boyun eğmeyen ve eğmeyecek müminlerdir.

Hakiki Kürtler,  "Kudüs işgal altındayken ben nasıl gülebilirim ki" diyerek Kudüs’ü 88 yıllık  Haçlı esaretinden kurtaran, ölüm döşeğindeyken “Ey ahâli!.. Şarkın hâkimi Sultan Selahaddin ölmek üzeredir. Ahirete ancak şu bez parçasını götürebilecektir. Öyleyse, Allah’a kullukta gevşeklik göstermeyin!..” diyen Selahaddin-i Eyyubi’nin torunlarıdır.

Hakiki Kürtler, darağacında asılmak üzereyken bile zulme başkaldırırcasına kendi el yazısı  yazdığı, “Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz. Onlar yaşıyorlardır. Lâkin siz o şuurda değilsiniz. Biz muhakkak ki Rabbimize avdet ederiz… Değersiz dallarda beni asmanıza pervam yoktur. Muhakkak ki ölümüm Allah ve İslam içindir.diyen ve bu uğurda şehadet şerbeti içen, Şeyh Said’in  yolunu yol bilenlerdir.

Hakiki Kürtler, iman kurtarma uğruna zindan, sürgün, işkence demeden " Milletimizin îmânını selâmette görürsem, Cehennemin alevleri içinde yanmaya râzıyım. Çünkü vücudum yanarken, gönlüm gül gülistân olur." diyen Üstad Bediüzzaman’ın talebeleridir.

Ve en önemlisi Hakiki Kürtler, En’am suresinde geçen: ‘’ De ki: "Benim namazım, (her türlü) ibadetim, hayatım ve ölümüm, hepsi âlemlerin rabbi olan Allah içindir.’’ Ayetini kendilerine REHBER edinen bilinçli mü’minlerdir.

Hâsıl-ı Kelâm, hakiki Kürtler İslam’ın hizmetkârı, Selahaddin-i Eyyubi’nin torunları, Bediüzaman Said Nursi’nin talebeleri, Şehit Şeyh Said’in yolunu yol bilen ve üstünlüğü ırkta değil takvada bulan gören samimi Müslümanlardır.

Gayesi Allah(c.c) rızası olan ve o uğurda çalışan samimi Müslümanlardan olmak duasıyla…

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
ALLAH İÇİN VER(EBİL)MEK
ALLAH İÇİN VER(EBİL)MEK
Üniversite (deki tehlikenin farkında mısınız?)
Üniversite (deki tehlikenin farkında mısınız?)