Kendi Kendine Âşık Olmak -1-
Mücahid Haksever

Kendi Kendine Âşık Olmak -1-

Bu içerik 89 kez okundu.

Eski Yunan mitolojisinde anlatılan bir hikâye vardır: Herkese kaba ve kırıcı davranan, kimseyi kendisine layık görmeyen, kendisini sevenleri aşağılayan çok güzel, son derece yakışıklı ama bir o kadar da “kibirli” genç bir delikanlı varmış. Adı Narkissos. Onun bu kibirli ve kırıcı davranışlarından ötürü tanrılar(güya) O’nu “kendi kendisine âşık olmak”la cezalandırmış. Bir gün dereye bakmış, suda kendi aksini görmüş. Gördüğü güzelliğe âşık olmuş. Devamlı su kenarında oturur sudaki aksine bakarmış. Ama ulaşmak sarılmak mümkün değil. Umutsuz aşkından, acısından kederinden dolayı ince hastalığa yakalanmış günden güne mum gibi erimiş. Su kenarında ölmüş. Tanrılar tanrısı(!) Zeus, kibrinden yanına varılmayan tiplere ibret-i âlem olsun diye onu güzel kokulu çiçek açan bir bitki haline getirmiş: Nergis çiçeği (Narcissus). Günümüzde narsizm denen düşünce mitolojideki bir karakterden (Narkissos) ismini almıştır. Buna göre narsist; kendisine âşık, benmerkezci, egoist, kendisini her şeyin en güzeline ve en değerlisine layık gören, sürekli ilgi odağı olmayı, beğenilmeyi, övülmeyi ve hayran olunmayı hak ettiğine inanan kişidir.

Narsistik (özsever) kişinin temel özellikleri şunlardır: Gururlu ve kibirlidirler, kendilerini özel ve önemli görürler, övgüyle beslenirler, menfaatçidirler. Kendi çıkarları için kuralları değiştirirler. Beklentileri karşılanmazsa sinirlenirler, eleştiriye hiç tahammül edemezler. İnsanları çok iyi kullanırlar ve sömürürler. Başkalarının duygu, düşünce ve ihtiyaçlarına empati duymazlar. En çok kafa yordukları konular zenginlik, güç, şöhret, başarı, güzellik, aşk gibi konulardır. Son derece kıskanç, kinci ve nankördürler. Çıkarları biten insanı bir anda unuturlar, vefa duygusu beslemezler. Narsistlerin yaşamlarının, mücadelelerinin tek bir nedeni vardır o da kendileridir.

Medrese yıllarımda küçücük bir çocukken, hocamıza bir telefon gelmişti. Seydamız, aradığı kişinin kimsiniz sorusuna ismini söyleyerek cevap vermişti. Adam seydamızı tanıyamamıştı. Oysaki seydamız o şehrin en tanınmış seydalarındandı. Adam halen sorduğu sorularla seydayı tanımaya çalışıyordu. Oysaki isminin önüne, molla ya da seyda koysa sorun kalmayacaktı. Adam onu hemen tanıyacaktı. Ama seyda bu lakapları söylememekte ısrar ediyordu. Sadece ismini söylüyordu. Küçük yaşımda seydanın bu tavrına pek bir anlam verememiştim. Uzun zaman sonra anlamıştım seydanın neden sadece ismini söylediğini. Aslında seyda, bu hareketiyle öğrencilerine, ilmin yanı sıra irfan dersi veriyordu. Narsistlerin aksine, kendisini her şeyin en güzeline ve en değerlisine layık görenlerin aksine, nefsin istemediği bir şeyle nefsini terbiye ediyordu. Çünkü insanlarda var olan bu beğenilme arzusu seyda da vardı. Seyda’da olup da İnsanlarda olmayan ise nefsin arzu ve isteklerine boyun eğmeyişiydi.

Tarih, narsist düşünceye sahip insanların insanlık tarihinde açtığı onulmaz yaraların şahididir. İnsanlık tarihi, bu narsist zihniyete sahip insanların yaptıkları katliamların bir benzerini görmemiştir. Nemrud, Firavun Napolyon, Mussolini, Stalin ve hitler tarihin gördüğü en büyük narsistlerdendir. Narsist düşünceye sahip kişi, önemli ve özel olduğu düşüncesine sahiptir. Dünya aç kalsa bir önemi yoktur. Önemli olan kendilerinin tok olmasıdır.

Bir dahaki yazımızda buluşuncaya dek Allah’a emanet olun.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
ALLAH İÇİN VER(EBİL)MEK
ALLAH İÇİN VER(EBİL)MEK
Üniversite (deki tehlikenin farkında mısınız?)
Üniversite (deki tehlikenin farkında mısınız?)