Korona Artık Başedilemez Güçlü Bir Ordu
M. Ziya Gümüş

Korona Artık Başedilemez Güçlü Bir Ordu

Bu içerik 190 kez okundu.

Neden güçlü bir ordu dedim. Çünkü artık bizden, yani biz insanlardan da bize ihanet edip onun safına katılan bir kolordusu oldu. Birazdan anlatacağız.

Sanırım koronavirüs ile ilgili olarak şu gök kubbe altında söylenmeyen herhangi bir söz kalmadı. Yazacaklarımız da bu minvalde bir tekrar olacaktır. Belki bir kişi uyarılarımızı dikkate alır da bir canın kurtulmasına vesile olabiliriz diye biz de bir tekrar yapalım.

Yazacaklarımız da tekrardır, hatalarımız da tekrardır. Bu nedenle fasid daire içine girip başa sarıyoruz. Bazı hatalarımız sadece bize taalluk eder, bazı hatalarımız ise toplumun hak-hukukuna taalluk eder. Koronavirüs konusunda üç temel kural olan maske, sosyal mesafe ve temizliğe riayet etmemekle başkasının hakkına girdiğimizi ve bir kişinin veya birçok kişinin ölümüne sebep olabileceğimizi ne zaman öğreneceğiz? Geçen gün Covid-19 hastalığından şifa bulmuş birisiyle bu hastalığı konuşuyorduk. Şu cümlesi yaşadıklarını güzel anlatıyordu: “İnsan ölümü gözleriyle görüyor”…

Acaba bu hale düştüğümüzde mi ayılacağız? Veya birilerinin ölümüne sebep olduğumuzu müşahede ettiğimizde mi? Bana bir şey olmaz diyorlar. Tamam da arkadaş sana bir şey olmayabilir. Sen başkasına çok şey yapıyorsun. Zırhlı bir araçla kalabalığa dalan zırhlı araç şoförü gibi konuşuyorsun. Sana hız yapma denildiğinde aracım zırhlı diyorsun, bana bir şey olmaz diyorsun.  Kime çarpsan anasını ağlatacaksın.

Koronaya hâlâ inanmayan ciddi bir kesim var. Onlar inanmıyor inanmasına da şu bir gerçek ki, kendileri birer virüs oldular ve serseri mayın gibi aramızda dolaşıyorlar. Korona virüs onları birer kurye ve kiralık katil gibi emelleri doğrultusunda kullanıyor da farkında değiller.

Düşman artık içimizden biri… Canımıza kast etmiş bir düşmanımızın çarşıda bizi öldürmek üzere gezindiği bilinciyle hareket etmeliyiz. Ve bu düşmanımızın zayıf noktamızı kolladığını bilelim. Zayıf noktalarımız maskesizlik, mesafesizlik ve sabun zırhımızı çıkarmak.

Koronavirüse inanmayan bu insanlarla yaşamaya devam ettiğimiz sürece –ki onlarlar yaşamaktan başka şansımız da yoktur- hiç kimsenin bu hastalıktan korunma kurtulma şansı yoktur. Herkes bir şekilde bu hastalığa yakalanacaktır. Şu koronaya inanmayanlar farkında olmadan koronanın gönüllü temsilcisi, koronanın hamalı, başımızın da belası oldular.

Kürtçe şöyle bir deyim var: “Heta tû ev ker bî wê sûvarên te pirbin” (Sen böyle eşek olduğun sürece binenlerin çok olur). Görünen o ki, bu eşekler ortalıkta gezinene kadar korona da gezmede bir sıkıntı yaşamayacaktır.

Geçen gün çarşıda yürüyorken karşıdan gelen iki kişiden birisinin bana yaklaştıklarında elinde maskesiyle şöyle dediğini duydum. “Vallahi de billahi de bu hastalık bu maskelerden yayılıyor.” Korona dünyasında bizde olduğu gibi etkinlikler düzenlenmiş olsaydı, onu yılın adamı ilan ederlerdi.

Bu adamlar sayesinde korana artık bizden biri oldu. Ve görünen o ki onunla yaşamaya alışmalıyız. Madem böyle bir çıkmazımız var en azından korona ile aramıza mesafe koymalı samimiyetten kaçınmalıyız.

Ey kendisine emanet edileni zayi etmeyen Allah’ım! Ailemizi ve sevdiklerimizi sana emanet ediyoruz. Onları koru…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Elektrik ve doğalgazda ilk dönem zamlı geçti
Elektrik ve doğalgazda ilk dönem zamlı geçti
Amelin Çokluğu Değil, İhlâsın Varlığı Kurtarır
Amelin Çokluğu Değil, İhlâsın Varlığı Kurtarır