Bir Genç Düşündü / Aczimiz Dillere Destan
İbrahim Çiçek

Bir Genç Düşündü / Aczimiz Dillere Destan

Bu içerik 620 kez okundu.

Yine gece boyu konuşmuş nutuklar atmışlardı. Belki birçoğu gecenin sabahında sabah namazını kaçıracaktı, ama her birinin konuşmasını dinlediğinde birer muvahhit birer mücahit görüyordu karşısında.

Endülüs’ten, Bağdat’tan ve Kudüs’ten konuşuyorlar, geçmişte ümmetin sahip çıkılmayan bu yurtlarının bugünkü hallerine üzülüyor ve zulmün baş gösterdiği yeni Müslüman diyarların kurtuluşu için nutuklar atıyorlar, iç çekiyorlar, Müslüman ülkeleri ve kendini İslam’a nispet eden idareci ve yönetimleri eleştiriyorlardı.

Fakat ne var ki, kendini düşünmekten alamıyordu genç adam.
Yurdun her tarafında İslamafobik düşünce ve sistemlere karşı İslami bir diriliş içinde olan yapı; ideoloji ve fikir sahibi onlarca hatta yüzlerce insan vardı.

Hepsi haftalık sohbetlerde, ev ve esnaf buluşmalarında bir araya geliyor, saatlerce laflayıp bir şey ortaya koymadan/koyamadan ayrılıyor.

Bir saat önce mücadelenin zirve ruhunu yaşayanlar bir saat sonra hiçbir şey yokmuş gibi hayatlarına ve dünyalık telaşlarına devam ediyorlardı.

"İlginç" dedi kendi kendine. Gece gündüz oturup konuşuyoruz, ama iş birlik olmaya ve beraber hareket ile bir diriliş ve direniş ortaya koymaya gelince, herkes kendi adı ön plana çıkmayacak korkusu, endişe ve gururu sebebiyle bu işe ön ayak olmuyordu.

İslam ve ümmet düşmanları gün geçirmeksizin yeni sömürgeler, katliam ve işgallere sayfa açarken, maalesef ümmet muhafızı olduğunu düşünen bunca Müslüman sadece gecelerini malayani lafügüzaf ile dolduruyor ve başka hiçbir şey yapmıyordu.

İçinden "aczimiz dillere destan" deyiverdi sadece. Son yıllarda putperestlerin zulmü ile imtihan olan Myanmar’ın mazlum Müslümanlarını düşünürken, bir yandan son zamanlarda vahşetin kol gezdiği Doğu Türkistan Müslümanlarının sosyal medyadaki paylaşımlarını düşündü. Öylesine aciziz ki Müslüman kardeşlerimize yapılan zulmü engellemek için ne siyasi ne ekonomik ne iktisadi ne de askeri bir gücümüz var. Üstelik artık bu zulme karşı olduğunu gösterecek kitleler, propaganda ve mitingler yapan kimseler de kalmamış.

Aczimiz dillere destan. Nitekim bir araya geldiğimiz dostlarla beraber saatlerce zayıflığımızı konuşuyor, dillerimizle kendimizi kınıyoruz, fakat bu durumu ortadan kaldırmak için değil o insanlara yardım etmeyi kendimizi bile düzeltmeyi beceremiyoruz.

Her defasında ne olacak bu hal diyoruz, ama hiçbir şekilde kendimizi değiştirmek ve yakında belki bize de bulaşacak bu zulme engel olmak için bir hareket ortaya koymuyor/koyamıyoruz.

İçinden dökülen dualar eşliğinde, "Ey çaresiz ve acizlerin Rabbi, sen bize düşmana karşı izzet ver ve bizi mazlum kardeşlerimize yapılanlara karşı boynu bükük bırakma" derken, dalıp gitmişti düşünce deryasına.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Elektrik ve doğalgazda ilk dönem zamlı geçti
Elektrik ve doğalgazda ilk dönem zamlı geçti
Amelin Çokluğu Değil, İhlâsın Varlığı Kurtarır
Amelin Çokluğu Değil, İhlâsın Varlığı Kurtarır