Kur’an’da Zulüm Kavramı Ve Zalimlerin Özellikleri - 1

Yazarımız Mücahid Haksever Hoca Kur'an'a göre zulüm kavramını ayetler ışığında açıklıyor...

Kur’an’da Zulüm Kavramı Ve Zalimlerin Özellikleri - 1
Bu içerik 207 kez okundu.

ظ – ل – م   kökünden kelimeler, Kur’an’da 315 yerde geçmektedir. Bu kökten gelen zulüm kelimesi, karanlığa girmek, karartmak, hakkını yemek, zulüm çekmek, nurun gitmesi,[1]bir şeyi ait olduğu yerin dışında bir yere koymak, hakkı azaltmak, doğru yoldan sapmak ve tecavüz etmek anlamlarında da kullanılmaktadır. [2] Zulmün halk arasındaki en yaygın manası, haksızlık, baskı, işkence ve gaddarlıktır. Zulüm, bu anlamları kapsamakla beraber, Kur’an’da ve İslam literatüründe daha başka anlamlarda da kullanılmıştır. Zulüm, Kur’an’da genel anlamda haksızlık etmek, eksiklik yapmak, karanlık çökmek, zulüm ve nankörlük yapmak manalarındadır.[3] Elmalılı Hamdı Yazır, zulmü şu şekilde tarif etmiştir: “Zulüm, hakkı tecavüz edip, hakkı yerinin dışına koymaktır.”[4]

Kelime anlamından da anlaşılacağı gibi, zulmün aslı haksızlık, haddi tecavüz, zulüm ve karanlıktır. Geceye de bu isim verilmiştir. Geceye bu ismin verilmesinin nedeni, gece karanlığında gözün, karanlıkta saklı tehlikeleri görememesi, gecenin karanlığının siyah ve ürkütücü olmasıdır. Bunun içindir ki Kur’an kesif bir karanlığı andıran, şirk, inkâr, günahkârlık (fısk, fücur), itikadî ve amelî bakımdan Allah'ın koyduğu kuralları, sınırları çiğnemeye, aşmaya (taaddî, israf) zulüm demiştir.[5] Buna mukabil, insanları şirkin küfrün ve isyanın bu karanlığından çıkardığı için Allah’a, göklerin ve yerin Nur’u[6]; Peygamber (sav)’e aydınlatıcı bir kandil;[7] Allah (c.c.)’nun insanları doğru yola (hidayete) sevk etmek için gönderdiği dine[8] ve bu Din’in kitabı olan Kur’an’a da ‘Nur’ denmiştir.[9] Nur, varlığın ve ışığın kaynağı; zulmet (karanlık) ise yokluğun kaynağıdır. Yokluğu temsil eder. Nur (ışık) görmeyi sağlar, yolları aydınlatır, eşyanın nasıl olduğunu anlamamızı sağlar. Karanlık ise bunun karşıtıdır. Karanlık (zulmet) hem yokluktur, hem korkudur. Zulmet insanların yollarını şaşırmalarına sebep olur. Karanlıkta olanlar ne yapacaklarını bilemezler, karanlık içinde sağa sola yalpa yapıp dururlar. Böylece ‘nûr’ İslâm’ın sembolü, ‘zulmet’ ise İslâm’ın dışındaki inançların sembolüdür. Zulüm, yapısı gereği karanlıkları ifade eder. Bu karanlıklar, yukarıda ifade edildiği gibi, inkâr, şirk, isyan gibi şeyler olduğu gibi; haksızlık, işkence ve tecavüz de olabilir. Bunların her biri, hakkın yerine konulmaması hasebiyle karanlıktır, zulmettir. Karanlıklarda yürüyen insanın, aydınlıkta yürümesindeki rahatlığı yoktur. Her anı sıkıntı ve derttir. Çünkü o karanlıkta başına ne geleceğini kestiremez insan. Her an, her taraftan gelmesi muhtemel bir tehlikeden dolayı tedirgindir. Gelen tehlikeyi göremediği için tedbir de alamaz. Önünü göremediği için, doğru adım da atamaz. İslam dışında, insanların uydurduğu dinler de, karanlıktır, tümüyle zulmet’tir. Bu dinleri icat edenler ve bu bâtıl dinlere uyanlar, devamlı karanlık içerisinde oldukları için, bocalar dururlar, yanlış yollarını bir türlü düzeltemezler. Daima bir tedirginlik, bir şüphe kaplar onları. Çünkü bu dinleri uydurulanlar kendileri gibi olan insanlardır. İşte zulüm, böylesine karanlık olan yolu, gidişi, anlayışı benimsemektir. Eldeki servet ve iktidarla şımarıp insanlara baskı uygulamak, onların haklarına ve hürriyetlerine tecavüz etmektir. [10]

Zulüm, haktan sapma ve haddi aşma, yerli yerine koymama, hakkı saptırma iken; zulmün karşıtı olan adalet de, her şeyi yerli yerine koymaktır. Nitekim Allah’ın sıfatlarından bir tanesi de El-Adl’dır. Yani çok adil olan, asla zulmetmeyen, hak ile hükmeden, adalet sahibi olandır. El-Adl olan Allah, kâinatta her şeyi yerli yerinde, bir düzen ve intizam içerisinde yaratmıştır. Kâinat yaratıldığı günden beri bu düzen ve intizam bozulmamış, yarattıklarından hiçbiri haddini aşmamış, birbirinin hakkına tecavüz etmemiştir. Gerek dünya içerisinde, gerekse de dünya dışında, fezada, yıldızlarda, güneşte, Allah’ın yarattığı her şeyde bir düzen ve insicam vardır. Örneğin, denizlerde milyonlarca yumurta yumurtlayan hayvanlar olmasına rağmen, bir düzen, bir insicam söz konusudur. Örneğin, istakoz gibi, bir yılda yedi milyon, mezgit balığı gibi, yılda altı milyon yumurta yumurtlayan balıklar olmasına rağmen, denizlerde bir düzensizlik görülmez. Eğer bu yumurtaların hepsi ıstakoz ya da mezgit olsaydı, birkaç senede denizler ıstakozlarla, mezgitlerle dolup taşardı.  Oysa bu yumurtalardan çok azı ıstakoz olmakta, altı milyon mezgitten ancak bir düzinesi hayatta kalabilmektedir. Diğerleri hayvanlara yem olmaktadır. Tüm bunlar Allah’ın kâinatta yarattığı, tesis ettiği düzen ve intizamın bir sonucudur. Allah (cc), El-Adl ismiyle bu düzen ve intizamı sağlamaktadır.

Allah’ın El-Adl ismiyle yeryüzünde tesis ettiği bu adalet sistemini bozmak suretiyle, yeryüzünde fitne ve fesadı yaymak, maddi ve manevi açıdan bozulma ve ifsada sebebiyet vermek suretiyle zulüm yapanlara zalim denir. Yeryüzünü viran eden, ekinleri ve nesilleri helak edenler işte bu zalimlerdir. Bu zalimler tarih boyu hep var olmuşlardır ve olacaklardır. Zalimlerin tarihi insanlığın tarihinden de eskidir. İlk zalim, Allah (cc) Hz. Âdem’i yarattığında, O’na secde emrini yerine getirmemekle, Allah’ın emrine başkaldıran İblis olmuştur. İblisten itibaren, dünya tarihinde pek çok zalim gelip geçmiştir. Bu zalimler, gerek Allah’ın emrine uymayarak, gerekse de insanları onların istemedikleri biçimde yöneterek zalimliklerini sürdürmüşlerdir. İsa (as)’a inanıyorlar diye, Nasranileri kaplanlara diri diri yem yapan Romalılar, فَقَالَ اَنَا۬ رَبُّكُمُ الْاَعْلٰىۘ  "Ben, sizin en yüce Rabbinizim!"[11] deyip, ken­dini tanrı olarak ilan edip halkına istediği­ni yaptıran Firavun’a, “Beni, Allah Müslümanların başına bela gönderdi.” diye dün­yanın bir yarısını yakıp yıkıp yerle bir eden Cengiz’e, Büyük Şeytan ve yavrusu Küçük Şeytan’a varıncaya kadar,  yeryüzü bir çok zalime şahitlik etmiştir.

Kulluk kitabımız Kur’an, bizlere Rabbimize kulluk yolunu gösterirken bununla beraber bizlere dostumuzu da düşmanımızı da tanıtıyor. Kur’an Rabbimizin rızasına uygun yaşayanları sevmemizi emrederken, aralarında zalimlerin de oldukları düşmanlarından da uzak durmamızı, onlara meyletmememizi bizlere emrediyor:

وَلَا تَرْكَـنُٓوا اِلَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُۙ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ ثُمَّ لَا تُنْصَرُونَ

“Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.”[12]

Dünyada yüzü insan yüzü, bu yüzün altında, yılan, akrep gibi en tehlikeli yaratıkların tihniyetine, zihniyetine sahip ve bunu bu insan maskesiyle saklayan, nice insanlar vardır.  Bu insanların gerçek yüzü, Kur’an’ın bakış açısıyla ortaya çıkar. Kur’an bu insanları bize tanıtıyor. Nitekim Bakara Suresinin başında Rabbimiz, mümin, kâfir ve münafıkları, kafalarda şüphe bırakmayacak şekilde bize tanıttırmış, bu insanların gerçek yüzünü meydana çıkarmıştır. Tıpkı bunlar gibi, Kur’an bize zalimleri de tanıtmıştır. Dolayısıyla Kur’an, zalimleri tanımamızda mihenk taşımızdır. Kur’an bu zalimlerin özelliklerini saymakla, hem onları bize tanıtıyor, hem de onların ahlakıyla ahlaklanmamamız noktasında bizleri uyarıyor.

İnşallah, bir dahaki yazımızda Kur’an ve Kur’an’ın tefsiri olan Peygamber Efendimiz (sav)’in hadisleriyle zalimlerin özelliklerini inceleyeceğiz. Bir dahaki yazımızda buluşuncaya dek, Allah’a emanet olun. Bizleri de dualarınızda hatırlamanızı istirham ediyorum.

-------------------------------------------------------------------------------------------

[1] B. Topaloğlu - H. Karaman, Yeni Kamus. İrfan Y. 

[2]  El-Müncid-el Ebcedi

[3] Kuran sözlüğü, Düşün yayıncılık, s.546-549

[4] Elmaiılı, Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Di­li c. I, s.   322.

[5] Lokman 31/13, Bakara- 254, Bakara -229, Araf-19, Talak 1,

[6] Nur 34,

[7] Ahzab 46

[8] Tevbe, 32

[9] Maide 15

[10] İslam Hukuku Açısından Tekfir meselesi, Faruk Furkan, Neda Yayınları,

[11] Naziât Sûresi (24)

[12] Hûd Sûresi (113)

Kur'an insanlar haksızlık zulüm
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Kur'an'da Zulüm Kavramı Ve Zalimlerin Özellikleri - 2
Kur'an'da Zulüm Kavramı Ve Zalimlerin Özellikleri - 2
Fatıma Zehra’ya Yolculuk
Fatıma Zehra’ya Yolculuk