Asrın Mücahidi Muhammed Mursi (ra)

Hak mücadele uğruna adanmış bir ömür süren Mısır'ın meşru cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'yi (ra) tanıyalım...

Asrın Mücahidi Muhammed Mursi (ra)
Bu içerik 289 kez okundu.

Hak mücadele uğruna adanmış bir ömür….

Cesur bir dava adamı… Son nefesine kadar zulme boyun eğmedi… Hak ve adaleti haykırmaktan vazgeçmedi…  

Ömrünü, İslami mücadele ve mısırlı Müslümanların özgürlüğüne adamış bir liderdi.

Hayatını hak bildiği davası üzerine yaşamış direniş öncüsüydü şehid Muhammed Mursi…

Aslında hikâye oldukça eski.

91 yıl önce kurulan İhvan’ın zorluklarla geçen hikayesinde şehid olan Muhammed Mursi’nin kaderi, hareketin tarihine pek de ters düşmüyor.

Tüm dünyanın gözü önünde Mısır’ın seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olan Muhammed Mursi’nin şehadete yürüyüşünü, İhvan’ın kaderiyle birlikte anlatmak daha doğru olacak.

1928 yılında Mısır’da Hasan El-Benna tarafından kurulan İhvan-ı Müslimi’nin Türkçe anlamı Müslüman Kardeşler’dir.

Siyasi aktivizmle İslami yardım işlerini bir arada yürüten modeliyle dünyanın dört bir yanında İslami hareketlere ilham veren yapı, kısa sürede tüm İslam coğrafyasında hızla yayıldı.

Amacını "İslami ahlakı ve hayır işlerini yaymak" olarak açıklayan Müslüman Kardeşlerin siyasallaşma süreci Mısır’ın İngiliz sömürge yönetiminden ve batı etkisinden kurtarılması döneminde başladı.

Hasan El-Benna'nın 1932'de Kahire’ye taşınmasıyla hareketin merkezi Kahire’ye alınırken, Müslüman Kardeşler okullar, mescitler, enstitüler açmaya, dergiler yayınlamaya, konferanslar düzenlemeye devam etti.

1952 yılında Mısır’da askeri darbe yaşanırken, Müslüman Kardeşlerin kitlesel eylemleri oldukça etkiliydi. Hareketin bu eylemleri mevcut yönetimi iyice güçten düşürürken, meşruiyet sorununu doğurdu. Bu ortamda darbeyi gerçekleştiren cunta yönetimi ise Müslüman Kardeşleri kısa sürede tehdit olarak görüp, tutuklamaları başlattı.

Arap sosyalizmine dayalı bir ideolojiye sahip nasır tarafından, Müslüman Kardeşlere büyük baskı yapıldı. Seyyid Kutub ve Abdulkadir Udeh gibi İslam dünyasında önemli yer tutan isimler bu dönemde idam edildi.

Nasır’ın kalp krizi sonucunda ölmesi sonrası ikinci adamı Enver Sedat göreve geldi. İşgalci siyonistler ile yaptığı Camp David Anlaşmasıyla Mısır’da büyük tepkilere yol açan Sedat’a suikast düzenlenecek ve bu suikastın sonunda ondan boşalan koltuğa Hüsnü Mübarek oturacaktı.

Mübarek’in 30 yıl süren iktidarı ise sokağa dökülen milyonlarca Mısırlının özgürlük talepleriyle birlikte son buldu.

Mübarek’in devrilmesiyle Müslüman Kardeşlerin siyasete dönmesi de ciddi bir halk desteğini beraberinde getirdi.

Cemiyetin girdiği ilk seçimlerde cumhurbaşkanlığını kazanması, Mısır halkının cemiyeti benimsediğini net bir şekilde gözler önüne seriyordu.

Mısır’da başlayan gösterilere Müslüman Kardeşler’in verdiği destek üzerine hareketin o günkü sözcüsü Muhammed Mursi tutuklandı.

Fakat kısa sürede Mübarek’in devrilmesiyle hapisten çıktı ve Müslüman Kardeşlerin kurduğu Özgürlük Ve Adalet Partisinin başkanlığına getirildi.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde ilk turda en çok oyu alan iki liderden biri olan Muhammed Mursi, diktatör Mübarek’in son başbakanı olan Ahmed Şefik’i ikinci turda geçti ve %52 oy alarak Mısır’ın seçilmiş ilk ve tek cumhurbaşkanı oldu.

Yıllardır gizli örgütlenmek zorunda kalan, önemli liderleri idama ve suikaste kurban giden Müslüman Kardeşler, uzun bir mücadelenin sonunda iktidara gelmeyi başarmıştı.

İktidara gelir gelmez ‘ulusal birlik’ çağrısında bulunan Mursi, tüm Mısır’ın cumhurbaşkanı olmak istediğini söyledi… Yolsuzluklarla mücadele, bağımsız yargı tesisi gibi çeşitli alanlarda reform sözü veren Mursi’nin yolunda ise ciddi engeller mevcuttu.

Bu engellerden en büyüğü işgalci siyonistler ve körfez ülkeleriydi. Müslüman Kardeşlerin Mısır’da kazandığı başarı, birçok İslami grupta umut olurken, bu yükselen dalga diğer ülkeleri rahatsız etmişti.

Mısır’da devrimin başarıya ulaşmasından sonra devrim dalgasının kendi ülkelerine sıçramasından korkan körfez ülkeleri, ülkede gerçekleşecek darbeye örtülü şekilde para yardımı gerçekleştirecekti.

Yeni anayasanın kabulünden sonra ülkede Müslüman Kardeşler aleyhine başlayan gösterilerde, laik cenah Mursi’nin gitmesi talebiyle sokağa dökülürken, tüm muhalefet liderleri de bu gösterilere destek verdi.

Bizzat Mursi’nin atadığı Genelkurmay Başkanı Sisi’nin gösteriler sırasında açık bir şekilde Hükümet’e muhtıra vermesi üzerine bazı bakanlar istifa ederken, Mursi direnerek, halkın iradesine sahip çıkmaya çalıştı. Ancak henüz iktidarın birinci yılındaki Mursi, 3 Temmuz 2013 günü gerçekleşen askeri darbeyle görevden alındı.

Darbeyle birlikte başlayan süreçte binlerce Müslüman Kardeşler üyesi tutuklandı. Darbeye boyun eğmeyerek sokağa dökülen mısır halkı, darbecilerin kurşunlarıyla bir bir şehit düşerken, cuntacılara tüm dünyadan siyasi destek ve körfez ülkelerinden para yardımı akmaya devam etti.

Darbe sonrası yapılan yargılamalar boyunca Mursi, duruşundan ve ilkelerinden asla taviz vermedi. Bir pişmanlık belirtisi göstermeyen Mursi, yaptıklarından dolayı af dilemezken, mahkemelerdeki tavrında sükûnet ve sakinliğini daima korumayı tercih etti.

“Gövdemi hapsetseniz de kalbimle taşlayacağım sizi, bundan sonra eve dönüşüm olmasa da gidecek bir cennetim var. Beni belki zaferlerle gömecekler, lakin sizi ahımın ordusu devirecek.”

Şüphesiz bu tutumu suçsuzluğuna duyduğu inançtan kaynaklanıyordu. Nitekim meşru cumhurbaşkanını bir sene yaptığı görevden dolayı idama mahkûm edip tek kişilik bir hücrede tutanlar, 30 yıl ülkeyi diktatörlükle yöneten Mübarek’i cezaevinden çıkaracaklardı. Bu bile yaşanan trajedinin bir özetiydi aslında.

İdama mahkûm edildikten sonra yüksek mahkemenin kararı bozarak, yeniden yargılama kararı vermesi yeni bir süreci başlattı. Mursi’nin ölümü için artık yeni bir yol denenmeye başlamış ve zaten sağlık problemleriyle boğuşan bu dava adamı iyice tecride mahkûm edilmişti.

Sistematik bir şekilde tecride mahkûm edilen Mursi’nin, sağlıklı bir tedavi olmasının önüne geçen sisi yönetimi, istediği sonucu aldı.

Mısır’ın meşru cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, yaşadığı onca işkence ve tecridin ardından bu dünyadaki hayata veda etti ve şehid oldu… 

Muhammed Mursi, El-Benna gibi, Kutub gibi, İslambuli gibi Mısır’daki İslami Dava’nın örnek ve önder şahsiyetlerinden olarak tarihe geçti…

Tabi ona bu zulmü reva görenler de tarih önünde hesap verecek.

Çünkü tarih, mazluma karşı merhametli, zalime karşı ise öfke doludur.

Allah-u Teâla Muhammed Mursi ve tüm şehidlerimizin şehadetini kabul etsin, bizleri onların yolundan ayırmasın…

Kaynak: Rehber TV

mısır ihvanı muslumin müslüman kardeşler muhammed mursi darbe sisi محمد مرسي
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Kur'an'da Zulüm Kavramı Ve Zalimlerin Özellikleri - 2
Kur'an'da Zulüm Kavramı Ve Zalimlerin Özellikleri - 2
Fatıma Zehra’ya Yolculuk
Fatıma Zehra’ya Yolculuk