Bir Hidayet Öyküsü – Bir Ayetle Gelen Huzur

Salim Öztoksoy'un kaleminden bunaldığı bir zamanda bir ayetle gelen huzura dair rahatlatan ve duygulandıran hikaye..

Bir Hidayet Öyküsü – Bir Ayetle Gelen Huzur
Bu içerik 464 kez okundu.

İslâm'la şereflendiğim ilk yılın içindeydim. Etrafımda beni yıllardır tanıyan insanların ilk defa anlattıklarımı kulak arkası etmeleri hatta “Nerden çıktı şimdi bu” tavırları beni çok üzüyordu. Bu üzüntülerimin zirve yaptığı bir sabah ofise geldiğimde artık hiç kimseyi görme isteğim yoktu.

Gerçekten üzülüyordum, en yakınlarımın bile söz konusu İMAN ve ALLAH olunca benden uzaklaşmalarına. Her ne kadar kendimi avutmaya çalışsam da, koca dünyada kendimi yapayalnız hissediyordum.

Ofise geldiğimde önce o günün işlerini hızlıca paylaştırıp birgün önce bıraktığım Kur'an çalışmama yönelmek istiyordum. Aslında şevkim yoktu, ama kaçılacak en güzel yer Allah'ın kitabıydı. O gün üzerinde çalıştığım konu neydi, şimdi hatırlamıyorum. Notlarıma baktım ve ya Ahzap ya da Nisa Suresi bilmem kaçıncı ayette kalmıştım.

Kur'an'da kaldığım yeri açtım veya o yeri açtığımı sanarak, yerini hafızamda bildiğim, sağ sayfanın sağ ortasını okumaya başladım. Olacak şey değildi, üzerinde çalıştığım konuyla alakalı olmadığını görünce, kontrol etmek için sayfanın yukarısına baktım. Ben, En'am Suresi'ni açmıştım.

Önce böyle bir yanlışlığı nasıl yaparım diye düşünürken, gözümün önündeki ayeti tekrar okudum. En'am/33: "Kesin olarak biliyoruz ki, onların söyledikleri seni gerçekten üzüyor. Doğrusu onlar, seni yalanlamıyorlar, ancak zalimler, Allah'ın ayetlerini inkâr ediyorlar."

Allahu Ekber! Rabbim beni, sayfa sayısındaki küçük bir şaşırma ile içimi ferahlatacak bir ayete sürüklemişti. Tüylerim diken diken kalkıp iki rekât şükür namazı kıldım.

Evet, onlar beni hiç yalanlamamışlardı, konu ben değildim. Konu Allah'a yaklaşmalarını engelleyen şeytan aleyhillanenin çevremdekilere verdiği vesvese sonucu olan durumlarıydı. Şükürler olsun...

Ardından En'am 34 ve 35. ayetler de hidayetin Allah'tan olduğunu bizim, tebliğ etmekten başka bir sorumluluğumuz olmadığını anlatıyordu.

Buna benzer yardımlar çoğumuza gelmiştir ve geliyordur. Önemli olan insanın bu yardımları anlamak için gayret göstermesi ve bu lütfu değerlendirmesiydi. Hani derler ya, Allah var gam yok, diye.

Anlayan ve idrak edebilene ne mutlu.

Salim Öztoksoy

hikaye öykü ayet hidayet huzur
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Cihada adanmış bir hayat: Şamil Basayev
Cihada adanmış bir hayat: Şamil Basayev
Avrupa'nın alnındaki kapkara leke: Srebrenitsa
Avrupa'nın alnındaki kapkara leke: Srebrenitsa