Bir Hidayet Öyküsü – Allah’ı İnkârda Bile Allah’a Sığınmak!

Salim Öztoksoy'un kaleminden okul arkadaşıyla arasında geçen dikkat çekici bir hikaye...

Bir Hidayet Öyküsü – Allah’ı İnkârda Bile Allah’a Sığınmak!
Bu içerik 1141 kez okundu.

Tarsus Amerikan Koleji'nden, kardeşten öte, sınıf arkadaşım ABD'de çalışıyordu. Bir toplantı için İstanbul'a geldiğinde, tabii ki önce ofisime geldi. Otel rezervasyonu olmasına rağmen de bende kalmaya karar verdi. Olması gereken de zaten buydu. Öğle ezanı okunduğunda, kendisi dâhil henüz eski çevremin, benim iman etmiş olduğumdan haberi olmadığından kendisine, “Sen benim odamda kal, benim biraz işim var” deyip, öğle namazımı ikame ettim.

Böyle köklü bir değişimle ilgili konuşmayı, evde yemekten sonra yapmayı uygun gördüm. Sonra ikindi namazı, yine, “Ofisin başka bir odasında işim var,” diyerek onu odamda bıraktım. Akşam ezanında ofisten çıkıp eve geldik. Tabii İstanbul trafiği neredeyse vakit geçecek. Bu defa arkadaşıma, “Üzerimi değiştirip geliyorum” diyerek yatak odama gittim. Bu sırada eşime, neden bu kadar geciktiğimi sorunca, o da, “Akşamı kılıyordur” demiş.

Ben salona döndüğümde, arkadaşımın yüzü gerçekten bembeyazdı. Haberi aldığını anlamıştım. “Hayırdır” dedim, “Rengin sararmış.” Bana dalgın dalgın baktıktan sonra "Eşinin bana dediği doğru mu?" dedi. “Ne dedi ki” dedim. “Şeyy, dedi ki... Yani şeyy...  Şaka değil mi? Lütfen şaka olduğunu söyle” dedi. Dedim ki, “Halâ ne olduğunu söylemedin? Neymiş eşimin söylediği?” “Dedi ki” dedi, “Sen namaz kılıyor muşsun.” “Evet” dedim, “Allah kabul ederse, kılıyorum.” Bu defa gözleri daha bir hayretle açılarak, "Salim, sen ne dediğinin farkında mısın? Yani sen şu okulları bitir, bilmem nerelere başkan ol, başarılı bir iş adamı olarak dünyayı dolaş, sonra da bizim cahil köylüler gibi namaz kıl. Hayır, inanmıyorum. Lütfen bana açıkla, nasıl olabilir böyle bir şey?” dedi.

Ben de, “Bak arkadaşım, aslında her şey kendime ‘Biz bu dünyaya niçin geldik’ sorusunu sormamla başladı. Cevabını bulamayınca, o her şeye bir cevabı olan çevremdeki doktor, mühendis, iş adamı olan arkadaşlara sordum. Kimisi, yiyip içip sefa sürmeye, kimisi, çocuk yapmaya kimisi de, “Abi böyle gelmiş böyle gidiyor. Çok para kazanıp, üsttekilerden olmaya” gibi saçma sapan cevaplar verdiler. Bunlarla tatmin olmayıp, daha da derinine düşünürken, Allah, bana birinin vesilesiyle bir meal göndertti, ben de okumaya başladım. Ve gördüm ki, dememle” birlikte arkadaşım ayağa kalkıp, eliyle bana “dur” işareti yaparak sözümü kesti ve; “Tamam Salim, bana başka şey anlatma, yoksa aklım karışır da, Allah korusun, ben de senin gibi olurum” dedi.

Allah'ı inkârda bile Allah'a sığınan, ODTÜ Elektrik/Elektronik mezunu bu arkadaşa başka lâfım olmadı.

Salim Öztoksoy

salim öztoksoy hidayet hikaye öykü inanç inkar
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Elektrik ve doğalgazda ilk dönem zamlı geçti
Elektrik ve doğalgazda ilk dönem zamlı geçti
Amelin Çokluğu Değil, İhlâsın Varlığı Kurtarır
Amelin Çokluğu Değil, İhlâsın Varlığı Kurtarır