Bir Hidayet Öyküsü – Mankurtlaştırılmış Müslümanlar

Salim Öztoksoy'un kaleminden laik eğitim siteminin kurbanı olan Müslümanlara dair etkileyici bir hikaye...

Bir Hidayet Öyküsü – Mankurtlaştırılmış Müslümanlar
Bu içerik 906 kez okundu.

Yıllar önce, İslâm'la henüz şereflendirildiğim günlerin başında, bendeki değişiklikten hoşlanmayan akraba, ahbap ve arkadaşlar sürekli olarak, "Eski Salim'i özlüyoruz. Nereden çıktı beş vakit namaz? Sen ki kaç dil bilen, okumuş vs.” gibi sözler sarf ediyor ve Müslümanların ne kadar yobaz ve cumhuriyet düşmanı olduklarından dem vuruyordu. Ben de genelde cevap vermemeyi tercih ediyordum.

Bir defasında, namaz kılan yaşlı bir tanıdık konuyu tesettüre getirdi. Ne de olsa 28 Şubat sürecindeydik ve başörtülülere yapılan eziyetler sanki normalmiş gibi gösteriliyordu. Ve bu, açık ama arada bir namaz kılan teyze, "Hem” dedi; “Bu örtünme de nereden çıktı. Bak ben istediğimde namaz da kılıyorum, ama gayet normal giyiniyorum. Yeni çıkardılar bu örtünme işini." Ben de, ayetlerle delil getirerek açıklamaya çalıştım. Ama teyze bir türlü kabul etmiyordu. Bu defa mecbur kalıp, milli şef zamanında camilerin ahır yapıldığını, Kur'an okumanın yasak olduğunu ve bu sebeple Müslümanların din ve inanç özgürlüklerinin ellerinden alındığını söylüyordum ki, teyze sözümü kesip, "Yalan" dedi. Şaşırmıştım. Çünkü teyze bu konuşmamız sırasında 70 yaşlarında idi, yani o zamanları bizzat yaşamış olması gerekirdi.

Şaşkınlık içinde teyzeyi dinlemeye devam ettim. Teyze, gözleri uzaklara dalarak anlatmaya başladı. "Ben” dedi; “O zamanlar 8-10 yaşlarındaydım, Hacer ablamla beraber, komşumuz, rahmetli Emine teyzeye giderdik. O da bizi evlerinin arkasındaki samanlığa götürür, orada bize Kur'an okumayı öğretirdi." Gözleri halâ uzaklara odaklanmış, mutlu çocukluğunu hafızasında tekrar yaşar halde iken ben de, "Affedersiniz, sizin eviniz küçük müydü?” diye sordum. “Ne münasebet, biz konakta oturuyorduk. Babam falanca, filanca idi” diyerek bana ters çıktı. “Peki, ama” dedim; “Benim anlayamadığım şey; eviniz geniş ve rahatken neden komşu Emine teyzenin ahırında Kur'an okuyordunuz.” Kadıncağız bir süre sessiz kaldıktan sonra, "Sahi, biz neden evde okumuyorduk, ta ahıra gidiyorduk” diye kendi kendine sormaya başladı.

Ve birkaç gün daha kendi kendine bu soruyu soruyor, ama cevabını bulamıyordu. Ben de teyzeye Kemalist eğitimin beynini mankurtlaştırdığını söyleyemezdim, tabii.

Bu anımı anlatmamın sebebi, etrafınızdaki insanların çoğu farkında olmadan mankurtlaşmış garibanlardır. İlkokul kitaplarından başlayarak Müslümanların öcü olarak gösterildiği bir eğitimin sonucu olarak yetişmiştir. “Elhamdülillah Müslümanız” derler, ama İslâm'a olan kinlerini her fırsatta kusarlar.

Ben 37 yaşımda Müslüman oldum. O yaşıma kadar üç ayrı dilde yüzlerce kitap okumuş olmama rağmen bir kere olsun Kur'an'ı okumayı akıl edememiştim. Ve Rabbim bana İslam karşıtı kitap okurken iman etmemi nasip etti.

Ayette yazdığı gibi, "...kimseyi hor görmeyin belki Allah onlara hidayet nasip eder de onlar sizden daha iyi Müslümanlar olurlar... Eğer Allah bizi doğru yola sevk etmeseydi belki biz onlardan daha azgın olurduk..."

Salim Öztoksoy

salim öztoksoy hikaye öykü hidayet laik eğitim sistemi müslümanlar mankurt
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Amelin Çokluğu Değil, İhlâsın Varlığı Kurtarır
Amelin Çokluğu Değil, İhlâsın Varlığı Kurtarır
Baş ağrısı, bulantı ve kusmaya dikkat
Baş ağrısı, bulantı ve kusmaya dikkat