İyilik Yapmaktan Vazgeçmeyin

"Belki sadakam geçerli olmamıştır" düşüncesiyle ertesi gün bir sadaka daha vermeye karar vermiş.

İyilik Yapmaktan Vazgeçmeyin
Bu içerik 171 kez okundu.

İki yıl önce bir Şubat gününde şunları yazmıştım:

Bir gün bir adam “ben, bugün bir sadaka vereceğim” diye içinden geçirerek birine sadaka vermiş. Ertesi sabah her nasılsa insanların kendi aralarında “biliyor musunuz, dün gece falanca hırsız kişiye sadaka verilmiş” diye konuştuklarını duymuş. Adam bunu duyunca biraz üzülmüş ama yine de sadaka vermiş olduğu için Allah’a hamd etmiş.

"Belki sadakam geçerli olmamıştır" düşüncesiyle ertesi gün bir sadaka daha vermeye karar vermiş. Derken gidip sadakasını bir kadının eline bırakıp gitmiş. Sonra ertesi gün insanların “biliyor musunuz, dün gece falanca zinâkâr kadına birisi sadaka vermiş!” diye konuştuklarını duymuş. Adam yine şaşırmış, biraz üzülmüş, sonra sadaka verdiği için Allah’a hamd etmiş.

Sonra yine sadaka vermeye karar vermiş ve yine tanımadığı bir kimsenin eline sadakasını bırakmış, ama sonradan öğrenmiş ki bu sakadasını verdiği kişi meğerse zengin bir şahısmış! Ertesi sabah insanların “bu gece, falanca zengin şahsa sadaka verilmiş!” diye konuştuklarını duymuş.

Adam iç âleminde farklı duygular hissederek Rabbine dua etmiş: “Allah’ım! Verdiğim sadakalar hırsız, zinâkâr ve zengin kişilere gitmiş. Her türlü övgü sana aittir” demiş. Bunun üzerine kendisine hatiften bir ses şöyle seslenmiş:

“Evet sen hırsız birine sadaka verdin. Ama belki senin bu sadakan sebebiyle yaptığı hırsızlıktan utanır, iffetlenir, çalmaktan vazgeçer.

Sen zinâkâr bir kadına sadaka verdin. Ama belki senin bu sadakan sebebiyle zina yapmaktan vazgeçer, iffetli birisi olur.

Sen, zengin birine sadaka verdin. Ama belki senin bu sadakan sebebiyle adam ibret alır, kendi cimriliğini görüp bundan utanır ve Allah’ın kendisine verdiği mallardan Allah yolunda vermeye başlar.”

***

(Buharî, Zekât,13; Müslim, Zekât, 78)

Evet... Yukarıdaki olayı bizlere anlatan kişi Allah Resûlü (s.a.v.)

Ne anlamak, nasıl yorumlamak gerekir? Acaba bunu bize niye anlatmış olabilir?

“Bundan sonra kimseye iyilik yapmayacağım, insanlar çok nankör”, “Hiç kimse iyilik yapmaya değmiyor.” "Bunca yıl yaptığım iyilikler boşa gitti"...

Bu sözleri toplumda sıklıkla duyarız... İnsanlar, çoğu zaman yaptıkları kimi iyiliklerin karşılığını görmediklerini düşündüklerinde o iyilikleri boşa yapılmış kabul ederler. Özellikle de birine iyilik yaptığımızda, yardım ettiğimizde karşı tarafın buna değmediğini hissettiğimizde bu duygulara kapılmamak mümkün değil! Oysa bu düşünce doğru değil!

Şu kâinatta yapılan hiçbir iyilik boşa gitmez! Bizim “boş yere yaptım, keşke yapmasaydım” diye düşündüğümüz iyiliklerimiz her şeyden önce bizi Allah katında iyi bir insan olmaya bir adım daha yaklaştırdı. Bu iyilik sebebiyle bir günahımız silindi, bir derecemiz yükseldi. Bu az bir şey değil! Hem asıl önemlisi şu: Bizim yaptığımız iyilik, karşı tarafta bizim hiç düşünmediğimiz bir etki de meydana getirebilir. Bu etki bugün değilse bile yarın bir gün görülebilir...

Evet… Atalarımızın dediği gibi “iyilik yap, denize at. Balık bilmezse Hâlık (Yaratıcı) bilir”. Yaptığımız hiçbir iyilik boşa gitmez. İnsanlığı yapılan iyilikler ayakta tuttuğu gibi, yapılan iyilikler kurtaracak. Kötüler var diye iyilikten vazgeçme! Çünkü iyilikten vazgeçmek de bir kötülüktür.

Rabbimiz bizleri her dâim iyilik peşinde koşan kimselerden eylesin.

Soner Duman

iyilik sadaka infak suistimal
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Hutbe: Mümince Bir Duyarlılık: İyiliği Emretmek, Kötülükten Sakındırmak
Hutbe: Mümince Bir Duyarlılık: İyiliği Emretmek, Kötülükten Sakındırmak
Anne Boleyn! Bu Din Sana Kurban Olsun
Anne Boleyn! Bu Din Sana Kurban Olsun