Kuduri Tercümesi - 1

"Allahu Teâla buyurdu ki; ey iman edenler, namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi ve ellerinizi dirseklere kadar (İmam Şafii (r.a) الي harfi cerine مع manası verdiği için kolları yıkama dirseklere kadar değil de dirseklere beraber) yıkayınız, başlarınızı me

Kuduri Tercümesi - 1
Bu içerik 274 kez okundu.

قال الله تعالي؛ ياأيها الذين آمنوا إذا قمتم الي الصلاة فاغسلوا وجوهكم وأيديكم الي المرافق وامسحوا برؤوسكم وارجلَكم الي الكعبين
"Allahu Teâla buyurdu ki; ey iman edenler, namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi ve ellerinizi dirseklere kadar (İmam Şafii (r.a) الي harfi cere مع manası verdiği için kolları yıkama dirseklere kadar değil de dirseklere beraber) yıkayınız, başlarınızı meshedin ve ayaklarınız da topuklara (cevizcik kemiklerine) kadar yıkayınız.’’

Abdestin Farzları:
    
 ففرض الطهارة غَسْلُ الأعضاء الثلاثة Abdestin farzları üç uzvu yıkamak ve başını mesh etmektir. والمرفقان والكعبان يدخلان في الغسل dirsekler ve topuklarda bu yıkamanın içindedirler.

والمفروض في مسح الرأس مقدار الناصية başı mesh etmedeki farz alın miktarı kadardır.

لما رَوَي المغرية بن شعبه ان النبي صلي الله عليه وسلم Resulullah (S.A.V)’den Muğire b. Şube rivayet eder: أتي سباطة قوم فبال و توضأ ومسح ناصيته وخفيه ‘’İnsanlık örneğimiz, bir kavmin çöplüğüne vardı, (küçük) defni hacetini yaptı ve abdest aldı. Başını ve mestlerini meshetti.’’

Abdestin Sünnetleri:
 
  وسنن الطهارة، غسل اليدين قبل إدخالهما الاناء إذا استيقظ المتوضء من نومه
Abdestin sünnetleri; abdest kabına ellerini daldırmadan önce uykudan uyananın ellerini yıkaması.

وتسمية الله تعالي في ابتداء الوضوء والسواك والمضمضة والاستنشاق ومسح الأذنين

 ، وتحليل اللحيةAbdeste besmele çekmek، abdestin başlangıcında misvak kullanmak, mazmaza ve istinşak (burnuna su çekerek, ağzına su çekip boğazda gargara) yapmak, sakalı hilallemek.

 وتحليل اللحية، والأصابع، وتكرارا لغسل الي الثلاث
Sakalı ve parmakları hilallemek, yıkamaları üç sefer yapmak.

Abdestin Müstehapları:

ويستحب للمتوضئ ان ينوي الطهارة، ويستوعب رأسه بالمسح، ويرتب الوضوء، فيبدأ بما بدا الله تعالي بذكره، وبالميامن
Abdestin müstehapları; temizliğe niyet (abdeste niyet) etmek. Başın tamamını mesh etmek, Cenab-ı Allah'ın kitabında belirlediği sırayı takip etmek, abdesti sağ uzuvlardan başlamak.

Abdesti Bozan Şeyler:

والمعان الناقضة للوضوء؛ كل ما خرج من سبيلين. كالدم والقيح، والصديد، إذا خرج من البد ن فتجاوز الي موضع يلحقه حكما لتطهير
Abdeste mani (bozan) olan şeyler: Her iki taharetten çıkan şeyler (idrar, dışkı ve yellenme gibi.) kan, irin ve sarı su gibi. (Bu sayılanlar) bulunduğu yerden taştıklarında temizlenmesi gerekenler durumuna düştükleri için abdesti bozarlar. (Eğer bir yara veya irin bulunduğu yaranın üstünde balonlaşma gibi, şişip duruyorsa bununla abdest bozulmaz)

والقيء إذا كان ملا الفم، والنوم إذا مضطجعا او متكأ او مستندا الي شيء لو أزيل عنه لسقط، والغلبة علي العقل بالإغماء
Ağız dolusu kusmak, yan üzeri yatmak yahut dayanarak ve yaslanarak uyumak. Yaslandığı şey alındığında, kişi mutlaka düşecek şekilde olsa bile zarar vermez. Akla galip gelecek şekilde bayılmak.

 والجنون، والقهقهة في كل صلاة ذات ركوع وسجود
Rükû ve secdesi olan tüm namazlarda kahkaha (bunun ölçüsü yanında namaz kılanın duyacağı kadar sesli gülmektir) ile gülmek.

Guslün Farzları:

 وفرض الغسل المضمضة والاستنشاق وغسل جميع البدن
Guslün farzları: Ağza ve burna su vererek gargara ve mazmaza yapmak ve vücudun tümünü yıkamak.

Guslün Sünnetleri:

 وسنة الغسل، ان يبدأ المغتسل فيغسل يديه، وفرجه، ويزيل النجاسة ان كانت على بدنه ثم يتوضأ وضوء الصلاة  
Guslün sünnetleri: Başlarken her iki elini yıkamak, avret yerini yıkamak, bedeninde necaset falan varsa önce onu gidermek, sonra namaz abdesti gibi abdest almak, ancak ayakları sonraya bırakmak (eski devirlerde bugünün modern banyoları bulunmadığı için insanlar genellikle bir kabın içinde yıkanırlardı. Ayaklar da yıkanan suyun içinde kaldığı için sona bırakılıyordu. Eğer yıkanan su ayaklar altında birikmeyecek ise, abdest esnasında ayaklarında yıkanması gerekir. Ayakları sonraya bırakmak gerekmez. Burada ki illet suyun ayakların altında birikmesidir)
 
ثم يفيض الماء علي رأسه وسائر جسده ثلاثا، ثم يتنحى عن ذلك المكان فيغسل رجليه، وليس على المرأة ان تنقض ضفائرها    في الغسل إذا بلغ الماء أصول الشعر
Daha sonra suyu başına dökmek ve bedenin diğer yerlerine de üçer kere dökmek. Sonrada boy abdesti aldığı yerden ayrılırken ayaklarını da yıkamak. Bir kadın için eğer su saçların köküne ulaşırsa, saç ve örgülerini açmaya gerek yoktur.

Guslü Gerektiren Haller:

والمعاني الموجبة للغسل، إنزال المني علي وجه الدفق، والشهوة من الرجل والمرأة، والتقاء الختانين من غير إنزال    والحيض والنفاس

Guslü gerektiren haller: Şehvetle ve fışkırarak erkek ve kadından meni akması. İki üreme uzvunun birbirine temasa geçmesi velev ki meni akmasa da (gusül her ikisine de) farz olur. (Bunun ölçüsü erkeklik uzvunun sünnet yeri yani başı kadının rahmine girmesidir. Eğer bu birleştiği kadın canlı ise hüküm budur. Şayet kadın ölü ise, erkekten meninin akması gerekir, aksi takdirde gusül gerekmez) Hayız (aybaşı kanı) ve nifas kanı (kadın doğum yaptıktan sonra akan kana denir) aktıktan sonra kan kesilince yine gusül gerekir.

Sünnet Gusüller:

 وسن رسول الله الغسل للجمعة والعدين والاحرام والعرفة، وليس المذي والودي غسل وفيهما الوضوء
İnsanlık örneğimizin sünnetlerindendir; cuma günü gusül etmek, her iki bayram için gusül etmek, ihram için gusül etmek ve Arafat'a niyetlenerek gusül etmek. Mezi (bir insanın üreme uzvunun canlanması sonrasında gelen hafiften yapışkan ve berrak suya mezi denilir) ve vedi (bir insanın korkması, herhangi bir hastalık geçirmesi ya da ağır bir yük kaldırmasından sonra belinde bir gevşeme oluşur. İşte bu durumda olan bir kişinin idrarından sonra gelen bir kaç damla meni renginde ve iltihaba benzeyen damlacıklara vedi denilir) için gusül gerekmez, bu ikisi için sadece abdest alınır.

Gusül Ve Abdest Alınabilen Sular:


 والطهارة من الأحداث جائزة بماء السماء والأودية، والعيون والآبار وماء البحار. ولا تجوز بماء اعتصر من الشجر والثمر ولا بماء   غلب عليه غيره فاخرج عن طبع الماء كالأشربة والخل  
  وماء الباقلاء، والمرق وماء الزردج، وتجوز الطهارة بماء خالطه شيء ٌ ٌطائر فغير أحد أوصافه
Hadesten taharet (abdest ve gusül gibi) şu sularla caizdir; yağmur suyu, dere suyu, çeşme suyu, kuyu suyu ve deniz suyu. Meyve ve ağaçtan sıkılarak elde edilen suyu hadesten taharette kullanmak caiz değildir. Suyun dışındaki bir maddenin suya karışıp, suyun tabiatını değiştirerek, suya galip gelmesi halinde o suyun hadesten taharet için kullanılması caiz değildir. Meşrubat, bakla, çorba, et suyu ve benzeri meşrubatlarla da hadesten taharet caiz değildir.

وتجوز الطهارة بماء خالطه شيء طاهر فغيّر أحد أوصافه كماء المد والماء الذي يختلط به الاشتان والصابون والزعفران،
İçine temiz bir şey düşen suyla temizlik yapmada bir beis yoktur. Akan (suyun akarken renginde bir değişiklik yapsa da) sel suyu ile çöven (bir dikenli ot çeşididir), sabun ve zaferan suyu ile temizlik yapmada bir beis yoktur.  

وكل ماء وقعت فيه نجاسة لم يجز الوضوء به قليلا كان الماء او كثيراً
İçine necis bir şeyin düştüğü suyla abdest almak caiz değildir. Bu su, ister çok olsun ister az olsun fark etmez. (Müellif burada belirtmemiştir. Ancak durgun ve az olan su için bu hüküm geçerlidir. Ama büyük bir gölet içine düşen necaset suyun rengini, tadını ve kokusunu değiştirmezse, o su necis olmayıp onunla abdest alınabilir)

لان النبي عليه الصلاة والسلام امر بحفظ الماء من النجاسة فقال: لا يبولن أحدكم في الماء الدائم ولا يغتسلن فيه من الجنابة وقال عليه الصلاة والسلالم: "إذ استيقظ أحدكم من منامه فلا يغمسن يده في الإناء حتى يغسلها ثلاثا فانه لا يدري أين باتت يده "
Çünkü Peygamberimiz (S.A.V) suyu necasetten muhafaza etmeyi emrederek şöyle buyurmuşlardır: ‘’Sizden biriniz duran suya idrarını yapmasın. Onda cenabetten dolayı da yıkanmasın.’’

Yine şöyle buyurdular: ‘’Sizden biri uykusundan uyanır uyanmaz su kabına elini sokmasın. Elini üç kere yıkadıktan sonra elini sokabilir. Çünkü o uyurken ellerinin nerede gecelediğini bilmez.’’
 
 وأما الماء ألجار ي إذا وقعت فيه نجاسة جاز الوضوء منه إذا لم يُرَ لها أثر لأنها لاتستقرمع جريان الماء
Ancak akan suya necaset düştüğünde, suda necasetin eseri görülmezse, o suyla abdest almak caiz olur. Çünkü o pislik, suyun akması ile akıp gider, kaybolur.

والغ دير العظيم الذي لا يتحرك طرفيه بتحريك الطرف الا خر إذا وقعت نجاسة في أحد جانبيه جاز الوضوء من الجانب الاخر لان الظاهران النجاسة لا تصل اليه
Ancak bir tarafının hareket etmesi ile diğer tarafı hareket etmeyecek kadar büyük bir gölde necaset bir tarafına düştüğünde öbür tarafta abdest almasında bir sakınca yoktur. Çünkü necasetin oraya ulaşması mümkün değildir.
وموت ما ليس له نفس سائلة في الماء لا ينجسه كالبق، والذباب والزنابير والعقارب وموت ما يعش في الماء لا يفسد الماء كالسمك والضفدع والسرطان
Akıcı kanı olmayan bir hayvanın suda ölmesi ile su necis olmaz. Kurbağa, sinekler eşek arıları ve akrep gibi. Suda yaşayanların da suda ölmesi ile su necis olmaz. Balık, kurbağa ve yengeç gibi...

 وأما الماء المستعمل لا يجوز استعماله في طهارة الأحداث، والماء المستعمل كل ماء أزيل به حدث او استعمل في البدن علي وجه القربة
   "Mai müstamel"in hadesten temizlikler için kullanılması caiz değildir. Mai müstamel; kendisi ile ibadet için, ya da Allah'a yakınlık olsun diye vücutta (ya abdest ya da gusül gibi) kullanılan suya denir.

وكل اهاب إذا دبغ فقد طهر جازت الصلاة فيه والوضوء منه الا جلد الخنزير والادمي وشعر المية وعظمها وعصبها وحافرها وقرنها طاهر
 Tabaklanan tüm derilerle namaz kılınır ve (kap olarak) abdestte kullanılır. Ancak domuz ve insan derisi tabaklansa da kullanılması caiz değildir. Ölü bir leşin tüyü, kemiği, tırnak, kas ve boynuzları temizdirler.
       
Kuyuların Temizlenmesi:

   وإذا وقعت في البئر نجاسة نزحت منها وكان نزح ما فيهامن الماء طهارة لها
Kuyulara necaset girdiği zaman, kuyu temizlenir. Kuyunun temizlenmesi suyunun boşaltılması ile olur.

فان ماتت في البئر فارة او عصفورة او سودانية أوسام اوبرص نزح منها ما بين عشرين دلوا الي ثلاثين دلوا بحسب كبر الدلو وصغرها
Eğer kuyuda ölen fare, serçe, sığırcık kuşu, sudan kuşu veya zehirli kertenkele ise, kovanın büyüklük ve küçüklüğüne göre kuyudan yirmi ile otuz kova arasında su boşaltılarak kuyu temizlenir.

وان ماتت فيها حمامة او دجاجة نزح منها ما بين أربعين الي ستين(دلوا)
Eğer suda ölen hayvan güvercin ve tavuk ise, kuyudan kırk ile altmış kova su çıkarılarak kuyu temizlenmiş olur.

فان ماتت فيها كلب او شاة او دابة او آدمي نزح جميع ما فيها من الماء، وانتفخ الحيوان او تفسخ نزح جميع ما فيها صغر الحيوان او كبر سواء
Eğer kuyuda ölen hayvan köpek, koyun, sığır ve insan ise, suyun tamamı boşaltılır. Eğer kuyuda ölen hayvan şişmiş veya dağılmışsa, hayvanın büyük küçük olması fark etmez, yine suyun tamamı boşaltılır.

وعدد الدلاء يعتبر بالدلو الوسط المستعمل في الآبار في البلدان فان نزح منها بدلو عظيم قدر ما يسع فيه من الدلو الوسط واحتسب به جاز،
Kovalar, adet ve örf bakımından o beldede kullanılan orta kovadır. Şayet büyükçe bir kova ile temizleme işi yapılırsa, orta kova dikkate alınarak hesaplanması caizdir.

وان كانت البئر معينا لا تنزح وقد وجب نزح ما فيها وإخراج مقدار ما كان فيها من الماء
Eğer kuyu alttan (çok) akıp suyunu boşaltma imkânı yoksa kuyunun suyunun miktarı (bilirkişilerce) tayın edilir. O miktar çıkarılır ve kuyu böylece temizlenmiş olur.

 وقد رُوِي عن محمد بن الحسن انه قال ينزح منها ما بين ماء تين الي ثلاثة مائة دلو
Muhammed bin Hasan'dan yapılan rivayete göre, o şöyle demiştir: ‘’Böyle bir kuyudan iki yüz ile üç yüz arası kova su çıkarılarak temizlenir.’’

وإذا وجدوا في البئر فارة او غيرها لا يدرون متي وقعت ولم ينتفخ ولم يفسخ أعادوا صلاة يوم وليلة إذا كانوا توضئوا منها وغسلوا كل شيء أصابه ماؤها
Kuyuda fare ve diğer hayvanların ölüsü görülür ve ne zaman düştüğü de bilinmezse, düşen hayvan şişmemiş ve bozulmamışsa, (o kuyudan alınan su ile abdest ve diğer temizlikler yapılmışsa), bir gün ve gecenin namazı iade edilecek. Böyle bir kuyudan alınan abdestle kılınan namazın ve bu suyun isabet ettiği tüm eşyanın temizlik hükmü böyledir.

وان كانت قد انتفخت او تفسخت أعادوا صلاة ثلاثة ايام ولياليها في قول ابو حنيف رحمه الله، وقال ابو يوسف ومحمد رحمهما الله ليس عليهم اعادة شيء حتى يتحققوا متي وقعت
Eğer kuyuya girip ölmüş bir hayvan şişmiş veya bozulmuşsa, o kuyu suyu ile abdest alınıp kılınan üç gün ve üç gecenin namazlarının iade edilmesi lazım. Bu, İmam Ebu Hanife'nin görüşüdür. İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’e göre ise, ne zaman düştüğü bilinmediği müddetçe hiç bir şey gerekmez. (Bulunduğu an kuyu pis kabul edilir)
                         
Artık Su
وسؤر الآدمي وما يأكل لحمه طاهر، وسؤر الكلب والخنزير وسباع البهائم نجس،
İnsan ve eti haram olmayıp yenilen hayvanların artığı temizdir. Köpek, domuz ve yırtıcı hayvanların artığı necistir.

Not: Buradaki suyun durgun ve az olması şarttır. Eğer su durgun olmaz ya da havzı kebir dediğimiz, büyüklüğü sebebi ile içine bir necaset düştüğünde haram olmayan büyüklükteki bir sudan hangi hayvan içerse içsin o su artık hükmünde değildir.

وسؤر الهرة والدجاجة المخلاة سباع الطير وما يسكن في البيوت مثل الحية والفأرة مكروه،
Kedi ve pislikler karıştıran tavuğun, evlerde bulunan yılan ve farenin artığı da mekruhtur.

وسؤر الحمار وبغل مشكوك فيهما فان لم يجد غيرهما توضء بهما وتيمم وبأبيهما بدا جاز
Eşek ve katırın artığı meşkûktür (yani şüpheli, haram mı helal mi diye). O ikisinin suyu ile abdest alınmışsa ve ondan başka da su bulunmuyorsa, abdest alınıp teyemmüm yapılır. Abdest ve teyemmümden hangisi önce alınırsa alınsın fark etmez, caizdir.

Teyemmüm


ومن لم يجد الماء وهو مسافر او كان خارج المصر بينه وبين المصر نحوا لميل او أكثر او كان يجد الماء الا انه مريض فخاف ان استعمل الماء اشتد مرضه، او خاف الجنب ان اغتسل بالماء ان يقتله البرد او يمرضه فانه تيمم بالصعيد الطاهر
Bir kimse yolcu iken su bulamazsa ya da şehirden bir mil (1,609344 kilometre) kadar dışarı çıkıp uzaklaşmış ya da daha fazla uzağa gitmiş yahut suyu bulduğu halde hastalığının artması, hastalıktan dolayı soğuk sebebi ile ölmekten veya hastalanmaktan korkarsa, o zaman kişi temiz toprağa teyemmüm eder.

 والتيمم ضربتان يمسح بأحدهما وجهه وبالأخرى يديه الي المرفقين والتيمم في الجنابة والحدث سواء
Teyemmüm iki vuruştan oluşur. Birincisi, toprağa ellerini vurup yüzünü mesh etmek, ikincisi ise tekrar toprağa ellerini vurarak dirseklere kadar kollarını mesh etmektir. Teyemmüm hem cünüplük ve hem de abdestsizlik için aynı şekilde geçerlidir.

ويجوز التيمم عند ابي حنيفة ومحمد رحمهما الله بكل ما كان من جنس الارض كالتراب والرمل والحص والنورة والكحل والزرنيخ والحجر، وقال ابو يوسف رحمه الله لا يجوز الا بالتراب والرمل خاصة،
Teyemmüm, İmam Ebu Hanife ve İmam Muhammed’e göre, yer (toprak) cinsinden olan her şeyle caizdir. Mesela toprak, kum, taş, kireç, alçı, sürme ve zırnık (ana doluda buna fare otu denilir).
 
İmam Ebu Yusuf 'a göre ise der ki; ‘’Teyemmüm toprak ve kuma hastır. Kum ve topraktan başkası ile teyemmüm yapılamaz.’’

 والنية فرض في التيمم ومستحبة في الوضوء وينقض التيمم كل ما ينقض الوضوء، وينقضه أيضاً رؤية الماء إذا قدر على استعماله،
Niyet, teyemmümde farz, abdestte ise, müstehaptır. Abdesti bozan her şey teyemmümü de bozar. Bunun yanında kullanabileceği suyu bulan ve gören kişinin de teyemmümü bozulur.

Mütercim: Molla Cemal Çınar

fkıh islam hukuku hanefi fıkhı kuduri tercüme
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Mücahid Haksever Hocamızın Amcası Vefat Etti
Mücahid Haksever Hocamızın Amcası Vefat Etti
Şehid Başbağlar
Şehid Başbağlar